Reklam Alanı
Reklam Alanı
Dissonance
Sinema&TV 208 0

Dissonance Kısa Film: Farklılıklar Ve Benzerlik Üzerine

 Son zamanların diğer bir yapımı olan Dissonance herkesin her ne kadar aynı dünyada yaşasa da birbirinden çok farklı zihinleri olduğunu anlatıyor. Bu farklı zihin yapılarından ötürü de aslında hepimiz birbirimizden çok farklı hayatlar yaşamaktayız. Burada çıkan sonuca göre herkes için ayrı bir dünya vardır ve herkes o ayrı dünyaların içinde yaşamaktadır. Bu dünyaların ayırımında en önemli nokta tabi ki dünyayı nasıl gördüğümüz ve onu nasıl algıladığımızdır. Filmin yönetmeni Till Nowak bu kısa filminde herkesin zihnindeki farklı dünyaların günlük yaşamda nasıl iç içe geçtiğini anlatmaktadır. Bunu yaparken de masalsı ve fantastik bir dil kullanmıştır. Kendi tarzını da filme yansıtan yönetmen bu çelişmeyi çok etkileyici bir üslupla gözler önüne sermeyi başarıyor.

Animasyon Evreni

Dissonance  zihinsel ve bilişsel anlamda problemler yaşayan bir insanın kendi dünyasına gömülerek hayatını anlamlandırmaya çalışmasını anlatıyor. Aynı zamanda piyanist olan baş karakter, yaşadığı zihinsel problemlerden dolayı gerçek ile kendi kurgusu olan fantastik evrenler arasında gidip geliyor. Ve neyin gerçek olduğu bu noktadan sonra karışıyor. Filmde baş karakterin kendi kurgusu olan evren animasyonlar ile anlatılmıştır. Bu da evrenin fantastik yönünün altını çizmek konusunda filme önemli bir başarı sağlamıştır. Film boyunca da bu iki farklı dünyanın çekişmesi sürmüş ve karakterimiz bu iki dünya arasında sürekli gelgitler yaşayarak hayatını anlamlandırma çabasına girmiştir.

Till Nowak Dissonance İle İş Başında

Aslında daha önce birçok uzun metraj yapımda işlenen gerçeklik algısının bozulması problemini kısa film olarak izleyiciye geçirmek zor bir iş olsa da yönetmen bunu gerçekte çok etkileyici bir üslup kullanarak başarmış. Özellikle baş karakterin kendi kurgu dünyasını aktarırken kullanılan animasyonlar gerçekten çok başarılı ve etkileyici. Bunun dışında baş karakterin kurgu dünyasında çıktığımız sahnelerde ise gerçek karakterlerin kullanılması, gerçek ve kurgu arasında ki ayırımı yaparken hepimizin işlerini kolaylaştırmaktadır. Filmdeki hikâyenin bu kadar başarılı aktarılması izleyiciyi birçok düşüncenin ve sorunun içe hapsediyor. Aslında kendimize de zaman zaman sorduğumuz ya da sormaya çekindiğimiz gerçek olan nedir sorusunu bu kadar açık yüreklilikle anlatması son derece etkileyici. Bu anlamda filmi izleyen herkes bu tarz duyguların içine girmeye hazır olmalı.

Benzer Makaleleri İncelemek İçin Tıklayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir